Uykusuzluk

UYKUSUZLUK

İnsanların %50’si yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk çekmektedir. Uykusuzluk, uykuya dalma veya uykuyu sürdürme güçlüğü ya da sabah erken uyanma şeklinde kendini gösterir. Kişi gece yeterli süre uyuyamadığı için kalkınca kendini dinlenmiş hissetmez. Gece uykusuzluk yaşayan kişilerde gündüzleri uykululuk hali, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik görülebilir.

Uykusuzluğu olan kişilerde psikiyatrik ve tıbbi hastalıkları dikkatli bir şekilde araştırmak gerekir. Psikiyatrik bozukluklardan özellikle duygudurum bozukluklarında (iki uçlu duygudurum bozukluğu ve depresyon), anksiyete (bunaltı,kaygı) bozukluklarında, psikotik bozukluklarda ve demansta (bunama) uykusuzluk izlenebilir. Ağrıya yol açan birçok hastalıkta, kronik kalp, akciğer ve böbrek hastalıklarında, nörolojik hastalıklarda ve başka sistemik hastalıklarda uykusuzluk görülebilir. Tıbbi hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilacın yanında psikiyatrik ilaçların uykusuzluk nedeni olabileceği akılda tutulmalıdır. Bazı antidepresan ilaçların özellikle de yaygın şekilde kullanılan Seçici Serotonin Gerialım Engelleyicileri grubundan ilaçların uykusuzluğa yol açabildiği belirlenmektedir.  

Geçici uykusuzluk oldukça sık rastlanan bir tablodur. Çoğunlukla stresli bir dönemde görülür ve birkaç geceden fazla sürmez. Bu kişilere öncelikle uyku hijyenine uygun düzenlemeler önerilir. Gerekli olursa kısa süreli ilaç kullanımına da başvurulabilir. Kronik uykusuzluk yaşlılarda, kadınlarda, psikiyatrik ve tıbbi hastalığı olanlarda daha sıktır. Kronik uykusuzlukta uykusuzluğu tetikleyici nedenlerden ziyade uykusuzluğu sürdürücü nedenler öne çıkmaktadır. Yatakta uyumak için fazla zaman harcamak, gündüz uyuklamak, aşırı kafein ve alkol kullanmak, yoğun şekilde gece uyku uyuyamayacağı endişesi taşımak ve yatış-kalkış saatlerini değiştirmek uykusuzluğu devam ettiren faktörlerden bazılarıdır. Kronik uykusuzlukta ilaç tedavisinden önce uyku hijyenine yönelik önerilerde bulunmak, uyaran kontrol tedavisi ve bilişsel-davranışçı tedaviye başvurulması önerilmektedir.

Uykusuzluk için kullanılan ilaçlara hipnotik (uyku veren) ilaçlar adı verilmektedir. Birçok ilaç hipnotik özellik taşır. Benzodiazepin grubundan ilaçlar en yaygın kullanılan hipnotik ilaçlardır. Bu ilaçların etkili en düşük dozda kullanılmalarına, 4 haftadan uzun süre düzenli kullanılmamalarına, mümkünse aralıklı kullanılmalarına ve ilaç kesilmesinin kesinlikle aniden değil mutlaka aşamalı yapılmasına dikkat edilmelidir. Benzodiazepin grubu ilaçların uzun süre kullanıldığında bağımlılık yapabilecekleri akılda tutulmalıdır. Uykusuzlukta sedatif (uyku getirici, yatıştırıcı, sakinleştirici) özellikler taşıyan antidepresanlar gibi ilaçlar da etkili bulunmuştur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *