Obsesif Kompulsif Bozukluk

Size veya yakınlarınızdan birine Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
tanısı konduğunda kendinizi bu hastalığın zorluklarıyla mücadele eden dünyadaki
tek kişi gibi hissedebilirsiniz. Ancak yalnız olmadığınızı kesinlikle bilmenizi
isteriz. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde 50 kişiden 1’inde OKB var ve
bunun 2 katı kadar insan yaşamlarının bir döneminde bu hastalığa yakalanacak.
Günümüzde, OKB’ si olan kişilerin yeniden tatmin edici bir yaşama dönmesini
sağlayacak etkili tedaviler mevcuttur. Burada OKB hakkında sizler tarafından en
çok sorulan soruların cevaplarını bulacaksınız. 

OKB nedir?

Günlük yaşamda endişeler, şüpheler ve batıl inançlarla çok sık
karşılaşılır. Ancak, bunlar, saatlerce el yıkamak gibi çok aşırı olduklarında
veya bir kaza olup olmadığını kontrol etmek için sokakta arabayı defalarca
ileri geri sürmek gibi anlamsız hale geldiklerinde o kişiye OKB tanısı konur.
OKB’ de sanki beyin belirli bir düşünceye veya dürtüye takılıp kalır ve bundan
kurtulamaz. OKB’ si olan bireyler şikayetlerini geçmeyen bir ruhsal hıçkırığa
benzetirler. OKB, bilgi işlemede problemler yaratan bir beyin hastalığıdır. OKB
sizin suçunuz veya zayıf, kararsız kişiliğinizin bir sonucu değildir. Modern
ilaç tedavileri ve kognitif davranışçı terapiden önce OKB’ nin tedavi edilemez
bir hastalık olduğu düşünülüyordu. OKB’ si olan kişilerin çoğu yıllar süren ve
etkisiz kalan psikoterapiye rağmen acı çekiyorlardı. Bugün o zamanlara göre çok
daha şanslıyız; çünkü tedavi birçok OKB hastasına yardımcı olabiliyor. Az
sayıda bireyde OKB tamamen tedavi edilebiliyor ve çoğu kişi kapsamlı bir tedavi
ile anlamlı ve uzun süreli şikayetsiz bir yaşam sürdürebiliyor.

OKB semptomları nelerdir?

OKB genellikle obsesyonlar ve kompulsiyonlardan oluşur ancak bazı
kişilerde, sadece obsesyonlar veya kompulsiyonlar olabilir. Tablo 1 de yaygın
obsesyonlar ve kompulsiyonlar sıralanmıştır. OKB semptomları herhangi bir yaşta
görülebilir. Her obsesif kompulsif davranış hastalığa işaret etmez. Bazı
ritüeller (örn. yatma saati söylenen şarkılar, dini uygulamalar) günlük
yaşamımızın bir parçasıdırlar. Normal endişeler (kirlenme korkusu gibi),
ailemizden biri hasta olduğunda veya öldüğünde olduğu gibi, stres altında
olduğumuzda artabilir. Semptomlar ısrarcı bir hale geldiğinde,
anlamsızlaştığında, hayatımızda sıkıntıya yol açtığında veya günlük yaşamımızda
işlevselliğimizi bozduğunda, klinik yardım almak gerekir.

1)Obsesyonlar:

Obsesyonlar sürekli tekrarlayan ve kontrolünüzden çıkmış hissi veren
düşünceler, görüntüler veya dürtülerdir. Kişi bu düşüncelere sahip olmak
istemez, bunları rahatsız edici ve zorlayıcı bulur ve çoğunlukla anlamsız
olduklarını fark eder. OKB’ si olan bireyler kir ve mikrop hakkında aşırı
endişe duyabilir ve kirlendiğini veya başkalarını kirleteceği düşüncesi
obsesyon haline gelebilir. Başkasına kazayla zarar vereceklerine dair (örn.
arabayı otoyolun dışına sürecekleri şeklinde) obsesif korkuları olabilir ve
çoğu zaman bunların gerçekçi olmadığını da bilirler. Obsesyonlara korku,
tiksinme, şüphe gibi rahatsız edici hisler ya da işlerin “tam öyle” yapılması
gerektiği duyumu eşlik edebilir.

2)Kompulsiyonlar:

OKB’ si olan bireyler obsesyonların uzaklaşması için kompulsiyonlar
gerçekleştirirler. Kompulsiyonlar belirli kurallara göre tekrar ve tekrar
yapılan eylemlerdir. Kirlenme obsesyonu olan kişi ellerini yara olana veya
iltihaplanana kadar sürekli yıkayabilir. Evi yakmak konusunda obsesyonu olan
kişi tekrar tekrar ocağı veya ütüyü kapatıp kapatmadıgını kontrol edebilir.
Kaybetme obsesyonu olan kişi nesneleri tekrar tekrar saymak zorunda
hissedebilir. Kompulsif bir şekilde içki içme ve kumar oynamanın aksine
OKB’deki kompusiyonlar kişiye zevk vermezler. Ritüeller obsesyonların yarattığı
rahatsızlık hissini ortadan kaldırmak için yapılırlar.

3)OKB’nin diğer özellikleri: 

OKB semptomları bireye sıkıntı verir, günde bir saatten fazla zaman
alır veya kişinin iş yaşamında, sosyal yaşamında ve ilişkilerinde ciddi zorluğa
yol açarlar.

OKB’ si olan çoğu birey obsesyonların kendi zihninin ürünü olduğunun
farkındadırlar. Obsesyonların gerçek problemler hakkında aşırı endişeler
olmadığını ve kompulsiyonların aşırı ve mantıksız olduğunu bilirler. Eğer OKB’
si olan kişi inançlarının ve yaptıklarının mantıklı olduğunu düşünüyorsa bu
duruma içgörüsü az olan OKB denir.

OKB belirtileri zaman içinde artıp azalabilirler. Bazıları
zihnimizdeki diğer düşüncelerden biraz daha şiddetlidir; diğerleri aşırı ciddi
sıkıntıya yol açabilirler.

Tipik OKB semptomları:

Yaygın
obsesyonlar                                                                                Yaygın kompulsiyonlar

Kir,
mikrop, vb. nin bulaşması
korkusu

Yıkama

Kendine veya baskasına zarar verdiğini
hayal etme

Tekrarlama

Agresif dürtülerinin kontrolünü
yitirdiğini hayal etme

Kontrol etme

Zorlayıcı cinsel düşünce veya dürtüler

Dokunma

Aşırı dini ve ahlaki şüpheler

Sayma

Yasaklanmış düşünceler

Düzenleme/Dizme

“Tam öyle” olması ihtiyacı

İstifleme ya da biriktirme

Anlatma, sorma, itiraf etme ihtiyacı

Dua etme

 

OKB semptomları ne zaman başlar?

OKB okul öncesi çağdan yetişkinliğe kadar herhangi bir yaşta
başlayabilir. OKB’ si olan erişkinlerin %30-50’ sinde bozukluğun çocuklukta
başladığı bildirilmiştir. Ne yazık ki, OKB’nin tanınması çoğunlukla zordur. OKB
’si olan bireyler doğru tanı konmadan önce ortalama 3-4 doktorla görüşüp, 9
yıldan fazla zaman kaybederler. Yapılan çalışmalarda hastaların semptomlarının
başlaması ile uygun tedavi almaları arasındaki zamanın yaklaşık 17 yıl olduğu
görülmüştür. OKB’ ye tanı konmamasının ve yetersiz tedavi edilmesinin bir dizi
sebebi vardır. Kişiler belirtilerini gizleyebilir veya hastalıkları hakkında
içgörüye sahip olmayabilirler. Tedavi edenler semptomlara aşina olmayabilir
veya uygun tedavi konusunda eğitilmemiş olabilirler. Bazı kişilerin tedavi
hizmetlerine ulaşımı mümkün olmayabilir. Doğru ilacın bulunmasını içeren erken
teşhis ve tedavi, insanların OKB semptomlarından sıkıntı çekmesini
engelleyebildiği ve depresyon, evlilik ve iş problemleri riskini azaltmada
yardımcı olabildiği için bu durumlara talihsizlik gözüyle bakılabilir.

OKB kalıtsal mıdır?

OKB’ ye özgül herhangi bir gen bulunamamış olmakla birlikte çalışmalar
bazı vakalarda genlerin hastalık gelişiminde rol oynadığını saptamıştır.
Çocukluk çağında başlayan OKB ailesel geçiş gösterebilir ve bazen tik
bozuklukları ile birlikte seyreder. Eğer evebeynlerden birinde OKB varsa,
çocukta OKB riski hafifçe artmış olmasına rağmen risk yine de düşüktür. OKB
ailesel olduğunda, özgül belirtiler değil OKB’nin genel doğası kalıtımla
geçiyor gibidir. Yani, örneğin, çocukta kontrol ritüelleri varken annede
kompulsif yıkamalar olabilir.

OKB’nin sebepleri nelerdir?

OKB’ nin kanıtlanmış tek bir sebebi yoktur. Yapılan çalışmalar OKB
’nin beynin ön bölgesi (orbital korteks) ile derin beyin yapıları (basal
ganglia) arasında iletişim probleminden kaynaklandığını göstermektedir. Bu
beyin bölgeleri kimyasal iletici olarak serotonini kullanırlar. Yetersiz
serotonin düzeylerinin OKB ile ilişkili olduğuna inanılmaktadır. Beyindeki
serotonin düzeyini arttıran ilaçlar OKB semptomlarında düzelme sağlamaktadır.
Ayrıca beyin görüntüleme çalışmaları, serotonini arttıran ilaçlar veya kognitif
davranışçı terapi ile düzelen bireylerin beyin devrelerinde normale dönüş
saptamıştır.  Serotonin azalmasının OKB’
deki rolü aşikardır ancak OKB’ye yönelik herhangi bir laboratuvar testi
bulunmamaktadır. Tanı hastanın semptomlarının değerlendirilmesi ile konur.

OKB ile karışabilen problemler nelerdir?

OKB’ ye yakından benzeyen ve benzer tedavilere yanıt veren hastalıklar
trikotilomani (kompulsif saç koparma), vücut dismorfik bozukluğu (hayali
çirkinlik) ve tırnak yeme ve deri koparma gibi alışkanlık bozukluklarıdır.
Madde kötüye kullanımı, patolojik kumar oynama veya kompulsif cinsel aktivite
gibi dürtü kontrol problemlerinin OKB ile yüzeysel benzerlikleri olmasına
karşın aralarında muhtemelen önemli bir ilişki yoktur.

OKB’ ye en çok benzeyen durumlar tik bozukluklarıdır. (Tourette
sendromu ve diğer motor ve vokal tik bozuklukları). Tikler sıkıntı hissine
karşı yapılan istem dışı motor (yüz buruşturma gibi) veya vokal davranışlardır
(homurdanma gibi). Dokunma ve vurma gibi daha karmaşık tikler kompulsiyonlara
yakından benzerler. OKB veya tikler çocukluk çağında başladıysa, bu ikisinin
birlikte olma ihtimalleri yüksektir.

Erişkinlikte depresyon ve OKB sıklıkla birlikte görülür. Depresyon
olmadığı sürece OKB hastaları genelde üzgün veya zevk almakta zorlanan kişiler
değildir. OKB’ si olmayan depresyon hastalarında da OKB’ye has olan zorlayıcı
düşünceler nadiren görülür.

Şizofreni, sanrısal bozukluk veya diğer psikotik durumlar, OKB’ den
kolayca ayırt edilirler. Psikotik hastaların aksine OKB hastalarının gerçeği
değerlendirme yetisi korunmuştur.

OKB’ si olan bireylerde madde kötüye kullanımı olabilir. Bazen kişinin
kendisini tedavi etmesi için madde kullanımı da buna yol açabilir. Bu durumda,
madde kötüye kullanımına özgü tedaviler gerekebilir.

Otizm ve Asperger sendromu gibi yaygın gelişimsel bozukluğu bulunan
çocuk ve erişkinler aşırı katı ve kompulsiftirler ve OKB’ye benzeyen
stereotipik davranışları olabilir. Fakat bu kişilerin, OKB’ de olmayan, diğer
insanlarla olan ilişkilerinde ve iletişimlerinde çok ciddi problemleri
mevcuttur.

OKB hastalarının az bir kısmında Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
(OKKB) adı verilen kişilik özellikleri mevcuttur. İsimlerinin benzer olmasına
rağmen OKKB’de obsesyonlar ve kompulsiyonlar yoktur. OKKB kurallar, programlar
ve listelerle aşırı meşgul olma, mükemmeliyetçilik,  işe aşırı bağlılık, esnek olmama ve katılık
ile seyreden bir kişilik tarzıdır. Hem OKB hem de OKKB’si olan kişilerde,
OKB’nin başarılı şekilde tedavisi bireyin kişiliğinde de hatırı sayılır
değişikliğe sebep olur.

 

 

OKB nasıl tedavi edilir?

OKB
tedavisinde birinci adım hasta ve ailesinin tedavi hakkında
bilgilendirilmesidir. Geçen 20 yılda OKB için 2 etkili tedavi yöntemi
bulunmuştur; kognitif davranışçı psikoterapi (KDT) ve serotonin gerialım
engelleyicileri.

Tedavinin
aşamaları:

Akut faz: OKB ’nin
şimdiki dönemini sona erdirmeyi amaçlar.

İdame fazı: OKB’ nin
gelecek hastalık dönemlerini tedavi etmeyi amaçlar.

Tedavinin
bileşenleri:

Eğitim: Hastalar
ve ailelerine OKB semptomlarıyla başa çıkmada ve komplikasyonları önlemede
yardımcı olmak çok önemlidir.

Psikoterapi: OKB’li
birçok hastada kognitif davranışçı psikoterapi tedavinin anahtar unsurudur.

İlaç tedavisi: Birçok
hastada serotonin gerialım engelleyicisi ile yapılan tedavi yararlı olur.

Hastalığım için benim yapabileceğim bir şey var mı?

Kesinlikle evet. Hastalığınız hakkında uzmanlaşmalısınız. Çünkü OKB
hayatınızın birçok döneminde gelip geçecektir. Bu nedenle siz, aileniz ve
yakınlarınız OKB ve tedavisi ile ilgili her şeyi bilmelisiniz. Bu sizin en iyi
tedaviyi almanıza ve hastalığınızı kontrol altında tutmanıza yardımcı
olacaktır. Kitap okuyun, derslere katılın, doktorunuz ve terapistinizle
konuşun. Başarıya giden en emin yol hastalığını bilen bir hasta olmaktır.

Doktorumla ne sıklıkla görüşmeliyim?

Tedavinin başında çoğu hasta doktoru ile kognitif davranısçı
psikoterapi planını geliştirmek, semptomları izlemek, ilaç dozlarını ve yan
etkilerini belirlemek için en az haftada 1 kez görüşür. Daha sonra daha iyi
olduğunuzda doktorunuzu daha az sıklıkla görmeye başlarsınız. Bir kez tam iyi
olduğunuzda doktorunuzla yılda bir kez bile görüşmeniz yeterli olabilir.

Planlanmış
bir görüşmeniz olmasa da doktorunuzu şu durumlarda aramanız yerinde olur:

Birden bire ortaya çıkan tekrarlayıcı
ciddi OKB semptomları

Kognitif davranışçı psikotrapide
öğrendiğiniz stratejilere yanıt vermeyen, gittikçe kötüleşen OKB semptomları

İlaç yan etkilerinde değişiklik

Başka bir hastalığa ait yeni semptomlar
(örneğin panik veya depresyon)

OKB semptomlarını kötüleştirebilecek bir
kriz durumu (iş değişikliği gibi)

Tedaviyi bırakmak istersem ne yapmalıyım?

Tedavinizle ilgili ara sıra olan şüpheler ve rahatsızlıklar
hissetmeniz normaldir. Endişe ve sıkıntınızı doktorunuzla, terapistinizle ve
ailenizle paylaşın.  Eğer ilacınızın işe
yaramadığını, rahatsız edici bir yan etki yaptığını düşünüyorsanız bunu
doktorunuza söyleyin. İlaçlarınızın dozunu değiştirmeyin veya ilacınızı
kullanmayı bırakmayın. Sizin için en iyi olan ve en rahat kullanacağınız ilacı
bulmak için doktorunuzla birlikte çalışabilirsiniz. Ayrıca başka bir doktordan
özellikle KDT hakkında fikir almak konusunda utanmayın. İlaç veya davranışçı
psikoterapi hakkında bir uzmana danışmak size çok büyük fayda sağlayacaktır.
Unutmayın ki, OKB’ yi kontrol altına almak kontrol altında tutmaktan daha
zordur. Bu nedenle, önce doktorunuzla konuşmadan tedavinizi sonlandırarak nüks
yaşama riskini göze almayın.

Aile ve arkadaşlar nasıl yardımcı olabilirler?

OKB semptomları birçok aile üyesinin kafasını karıştırabilir veya öfkelendirebilir.
Aile bireyleri sevdikleri insanlara nasıl yardımcı olacaklarını
bilemeyebilirler. Eğer bir OKB hastasının aile üyesi veya hastanın
arkadaşıysanız, ilk ve en önemli göreviniz hastalığın nedenlerini, tedavisini,
kısaca hastalık hakkında öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenmek olmalıdır. Aynı
zamanda OKB  ’ si olan yakınınızın da bu
bilgilere ulaştığından emin olmalısınız. Size van Noppen ve ark. tarafından
yazılmış ‘Obsesif Kompulsif Bozukluk ile Yaşamayı Öğrenmek’ isimli kitabı
okumanızı öneriyoruz. Bu kitap aile üyelerine sevdiklerine yardımcı olmak ve
OKB ile nasıl baş edeceklerini öğretmek konusunda iyi tavsiyeler ve pratik
bilgiler veriyor. Kişinin, kendisine bu hastalıkta yardımcı olabilecek
tedavilerin var olduğunu anlamasını sağlamak tedaviye başlaması için büyük bir
adımdır. OKB’ si olan kişi yardıma ihtiyacı olmadığını düşünüyor ve tedavi
almayı reddediyorsa bu diğer aile üyeleri için çok güç bir duruma neden
olabilir. Kişiye eğitim malzemeleri önermeye devam edin. Bazı durumlarda, alkol
problemi olan biri durumunu inkar ettiğinde yapıldığı gibi, sorunu tartışmak
için aile toplantıları yapmak yararlı olabilir.

Aile problemleri OKB’ ye sebep olmaz fakat ailenin semptomlara tepki
verme şekilleri hastalığı etkileyebilir. Aynı şekilde semptomlar aile üzerinde
yıkıcı bir etki ve sorunlar yaratabilir. OKB ritüelleri aile üyelerini işin
içine çekebilir ve bazen aile üyelerinin de hasta ile birlikte terapiden
geçmeleri gerekebilir. Terapist hastanın işbirliğiyle yavaş yavaş aile
üyelerinin, ritüellerin üstesinden nasıl gelebileceklerini öğrenmelerine
yardımcı olabilir. Hastanın işbirliği olmadan ritüellerden aniden çekilmeniz,
oluşabilecek sıkıntıyla siz ve hasta baş etmeyi bilmediğiniz için problemler
yaratabilir.

Aile üyelerinin olumsuz yorumları ve eleştirileri sıklıkla hastalığı
kötüleştirir. Sakin ve destekleyici bir aile ise tedavinin sonuçlarını olumlu
yönde etkiler. Eğer hastalar sizin yardımlarınızı müdahale olarak görüyorsa,
unutmayın bu hastanın değil hastalığın konuşmasıdır. Hastaya karşı olabildiğince
nazik ve sabırlı olmaya çalışın çünkü bu OKB’ yi yenmenin en iyi yoludur. OKB
hastasına basitçe kompulsif davranışlarını sonlandırmasını söylemek, hastanın
daha da kötü hissetmesine yol açar, çünkü bunu yapabilmek hastanın elinde olan
bir şey değildir. Bunun yerine hasta OKB semptomlarına başarılı bir şekilde
direndiğinde övgülerde bulunun, hastanın yaşamındaki pozitif şeylere odaklanın.
Hastadan ne çok fazla ne de çok az beklentiniz olsun. Onu çok fazla zorlamayın.
Unutmayın ki kimse OKB’ den hastanın kendisi kadar nefret edemez. Hastalar
iyileştiklerinde onlara normal davranın fakat nüks habercisi olan belirtiler
için tetikte olun. Hastalık geri gelmeye başlayınca, siz bunu hastadan önce
fark edebilirsiniz. Hastalığın erken semptomlarını fark ettiğinizde hastaya onu
önemseyen bir şekilde bunu belirtin ve kişiye doktoru ile görüşmesini tavsiye
edin. Kötü giden bir gün ile OKB arasındaki farkı ifade etmeyi öğrenin. Kötü
giden her şeyi OKB’ ye bağlamamak önemlidir.

Aile üyeleri hekimin hastayı tedavi etmesine yardımcı
olabilirler. Eğer ailenizden biri tedavi alıyorsa mümkünse doktoruyla siz de
görüşün. Doktora kendi gözlemlerinizi paylaşmayı ve tedavinin nasıl gittiğini
anlatmayı teklif edebilirsiniz. Hastayı ilaçlarını almak ve KDT için cesaretlendirin.
Eğer hasta uzun süredir aynı tedaviyi alıyor ve semptomlarda çok az bir düzelme
varsa veya kullandığı ilaçların yan etkileri ile ilgili sıkıntılar yaşıyorsa,
hastayı doktoru ile diğer tedaviler hakkında konuşmak veya başka bir doktordan
fikir almak konusunda cesaretlendirin.

Kendinize zaman ayırdığınızdan emin olun. Eğer evde ciddi
OKB’ si olan bir kişiye bakım sağlıyorsanız, aile üyeleri denetleme işini
sırayla üstlenmelidirler; böylelikle kimse kaldırabileceğinden fazla yükü
üstlenmemiş olur. Kendi hayatınıza devam etmeniz ve kendinizi sevdiğiniz
kişinin ritüelleri içinde bir tutsak gibi hissetmemeniz önemlidir; böylelikle
sevdiğiniz kişiye daha iyi bakım sağlayabilirsiniz.

 

Bu form “Journal of Clinical Psychiatry” dergisinde 1997 yılında 58.
cilt ek sayı:4’te yayınlanan “The Expert Consensus Guidelines Series:
Treatment of Obsessive-Compulsive Disorder” ‘deki bilgilerden
yararlanılarak hazırlanmıştır